Protez Konulmuş Memede Radyolojik İnceleme

Mamografi (MG)

Meme protezi mamografiyi pek çok yolla etkiler. Herşeyden önce cerrahi sonucu oluşan nebde dokusu, dokularda kalsifikasyonlar ve yer değiştirme dikkate alınması gereken hususlardır. Uzun süredir, özellikle büyük protez kullanımı varsa, protezin ağırlığı ile dokular sıkışmış ve daha değişik görünüm veriyor olabilirler.

MG'nin azami sonuç vermesi için meme dokusunun olabilecek en ince hale getirlmesi gerekir, bu sayede röntgen ışınları olası lezyonları daha net belirler. Bunu sağlamak için meme dokusu özel bir aletle sıkıştırılır. Ama meme protezi bu işlemi engeller, MG sırasında normal bir meme 4.5 cm kalınlığa kadar sıkıştırılırken, protezli memede bu kalınlık 7 cm dir.

Meme protezinin MG ye en büyük etkisi meme dokusunun gölge etkisi ile görülmesini engellemektir. Bu oran bazen %50 ye yaklaşmaktadır. Kapsül oluşumu arttıkça MG'de gölgelenen doku miktarı artar. Protezin büyüklüğü ve yoğunluğu da gölgeleme miktarını etkilemektedir. Meme dokusu altına konulan protez kas altına konulandan daha fazla MG yi etkiler. Tüm bu zorlukları aşabilmek için protezi geriye doğru iten ve daha fazla meme dokusunun filminin çekilmesini sağlayan donanımlar tasarlanmıştır (Eklund Tekniği).

Manyetik Rezonans (MR)

MR protez patlaması ve silikon sızıntısının tespitinde en değerli tetkiktir. Bu tetkik radyasyon kullanmadığından ötürü silikon protezin yoğunluğu sonucu etkilemez. Kontrast madde (ilaçlı çekim) sayesinde cerrahi sonrası oluşan nebde dokusu kanser dokusundan daha kolay ayrılır. Öte taraftan MR çok maliyetli ve zorlu bir yöntemdir. Bu nedenle meme protezi olan hastalarda, mamografi halen önerilen tarama ve tanı yöntemidir.

Ultrason (USG):

Ultasonun meme protezi olan hastaların kanser taraması ve tanısında belirigin bir rolü yoktur.