Bu Ameliyata Özel Bilinmesi Gerekenler

Bu ameliyatın en önemli özelliği vücuda protez adı altında yabancı bir cismin konulmasıdır. Her ne kadar ileri teknoloji ile üretilse de meme büyütme ameliyatlarında ameliyatın kendisinden ayrı proteze ait sorunlar mevcuttur. Bunlar;

Kapsül Oluşumu:

Bazı durumlarda vücut konulan protezin çevresini bağ dokusundan oluşan ve kapsül olarak adlandırılan bir katmanla çevirir. Bu aslında iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır. Bu kapsül bazı hastalarda protezi sıkarak protezde ve dolayısıyla memede şekil bozukluğuna neden olur. İlerleyen durumlarda ağrı da tabloya eklenir. Tedavi olarak kapsülün açılması, tamamen çıkartılması ve en nihayetinde meme protezinden vazgeçilmesi sırasıyla uygulanır.

Meme Masajı Kapsül Oluşumunu Engeller Mi?

Belirli tip protezlerde ve belirli planlarda bunun işe yaradığı savunulmaktadır. Bu yöntem meme dokusu altına konulmuş düzgün yüzeyli ve yuvarlak protezlerde önerilmektedir. Bu mantığa göre meme protezini konulduğu cep içerisinde hareket ettirmek kapsül oluşumunu azaltmaktadır. Bunun için ameliyattan 1 hafta sonra başlanarak günde 2 kez meme protezi yana, ortaya ve yukarıya doğru 10 ar saniyelik sürelerle itilir, bu tedavi 5 hafta boyunca uygulanır. Bu süreden daha fazla yapmanın çok bir anlamı olmadığı düşünülmektedir. Bu yöntem asla anatomik implantlarda uygulanmamalıdır. Protezin aksının değişmesi dışarıdan belli olabilecek deformasyonlara neden olur.

Protezin Patlaması:

Sık olmasa da bazen protez patlayabilir ya da sızdırma yapabilir. Bu bir travma sonucu ya da normal basınç ve hareketle protez üzerindeki kırışıklıkların aşınması sonucu olabilir.

Serum dolu implantlarda meme hacmi saatler içerisinde düşer, ancak serum vücutta sorunsuz olarak emilir gider.

Öte yandan jel doldurulmuş protezlerde patlama olursa ya jel protezi çeviren kapsül içinde sınırlı kalır. Bu durumda dışarıdan hiçbir şey anlaşılmayabilir, ya da kapsülü aşarak çevre dokulara yayılır. Her iki durumda da ikinci bir ameliyatla bu protezin çıkarılması ve istendiği takdirde yerine sağlam olanı konulması gerekir.

Protezin Dışarıdan Belirgin Olarak Görülmesi:

Koyulacak meme protezinin hacmi ve büyüklüğü memenin derisinin kalitesine, cilt altı dokusunun kalınlığına ve en önemlisi memenin tabanının ölçülerine göre hesaplanır. Gereğinden fazla büyük protezlerin kenarlarının her zaman fark edilme olasılığı vardır. Bir başka neden de zaman ve kilo kaybıdır. Yaşla ve kilo kaybıyla beraber cilt altı dokusu incelir ve protez görülür hale gelir.

Protezin Yer Değiştirmesi:

Sadece damla şeklinde protezlerde olasıdır. Bu da yer değiştirme değil de daha çok dönme şeklinde olur.

Duyu Değişikliği:

Bu ameliyattan sonra meme uçlarında his değişikliği ya da kaybı olabilir. Büyük bir bölümü zamanla düzelir, ancak kalıcı olma ihtimali çok düşük de olsa vardır.

İz:

Meme protezi pek çok yöntemle konulabilir, meme başından ve meme altından konulduğunda bu bölgede 4-5 cm’lik bir iz kalması kaçınılmazdır. Normal koşullarda bu iz bir çizgi şeklindedir. Ancak bazı insanlarda yara iyileşmesi aşırı (hipertrofik skar) ya da hastalık boyutunda (keloid) olabilir. Bu durumun varlığını önceden saptamak her zaman mümkün değildir.

Ameliyat izi ilk 6-12 hafta süresince pembe ve kabarıktır ve bu halde aylarca kalabilir. Ortalama 6 aydan sonra bu izlerin yavaşça silinmesi beklenir ancak hiçbir zaman kaybolmazlar.