Meme Büyütme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Meme Büyütme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Meme büyütme basitçe memelerin altında bir cep oluşturarak bu boşluğa ana maddesi silikondan oluşan bir hacim sağlayıcı yerleştirmek ve var olan meme dokusu ile birlikte daha büyük ve şekilli meme oluşturmaktır. Bu amaca ulaşmak için üç temel konuda karar vermek gerekli, bunlar;

Cerrahi kesinin yapılacağı yer: Günümüzde meme protezini koymak için cerrahi kesinin yapıldığı 4 ana yer vardır (şekil);

Meme Altı (şekil): Cerrahi kolay ve güvenlidir. Damla protezler daha düzgün konulur. Meme altı oluğunda 3-5 cm’lik bir iz kalır, ancak iyi yerleştirildiği taktirde meme dokusu bu izin üzerini örter, iz sadece yatar pozisyonda görünür olur. Bir diğer avantajı süt kanallarına hiçbir zarar vermemesidir. Günümüzde en sık kullanılan yöntemlerden birisidir.

Meme Başı Çevresi (şekil): Bu yöntemin en büyük avantajı izin gizlenmesidir. Bir önceki teknik kadar olmasa da protezin konulacağı cebin hazırlanması bu yöntemle güvenli ve kolaydır. Özellikle çok küçük memelerin büyütülmesinde tavsiye edilen giriş yeridir. Kesi meme başının alt yarısında renkli alanla derinin birleşme sınırında yapılır. Meme başı çapı 4 cm den azsa, özellikle büyük veya pürtüklü yüzeyli protezleri bu insizyonla konulması çok tavsiye edilmez. Bir diğer dezavantaj ise bu yöntemde süt kanallarının kesilmesidir, bu da enfeksiyon ve kapsül oluşumu riskini arttırır.

Koltuk Altı (şekil): Meme büyütme ameliyatını çağrıştıran herhangi bir iz olmaması en büyük avantaj. Ancak bu hiç iz kalmıyor demek değil, zaman zaman koltuk altında belirgin bir iz kalabiliyor ki bu bölgedeki izler memedeki izden daha kolay görülebilir. Bu tekniğin en önemli dezavantajı daha fazla teknik donanım ve özel tecrübe gerektirmesidir. Bu ameliyatın endoskopik donanım olmadan yapılması kanama riskini beraberinde getirebilir. Ayrıca cebin oluşturulması yukarıdaki iki yöntem kadar kontrollü olmuyor. Bu yöntemle protez genelde sadece kas altına yerleştirilir. Anatomik implantlar ve silikon implantları bu yöntemle koymak çok mümkün değil, bu yöntemle genelde serumla şişirilebilir implantlar kullanılmaktadır.

Göbek Deliği (şekil): Bu teknikte implant göbek deliğinden yapılan bir kesi kullanılarak meme dokusu altına yerleştirilir. İlk bakışta bu kulağa hoş gelse de komplikasyonlara açık olması nedeniyle çok tercih edilen bir yöntem değildir.

Protezin Konulacağı Yer:

Tamamen Kas Altı (şekil): Bu yöntemde protez göğüs bölgesinin ön kısmını kaplayan pektoralis kası ile yan bölgesini kaplayan serratus kasının altına konulur. Bu yaklaşımın mantığı kapsül oluşumunu azaltmaktır. Öte yandan adı geçen tekniğin pek çok sakıncası da mevcut. Her şeyden önce yerleştirilen implantın yüksekte kalma ihtimali söz konusu. Ayrıca konulacak implantın hacmi belirli bir büyüklüğü aşamıyor. Bu yöntem günümüzde çok seyrek olarak kullanılıyor.

Kısmen Kas Altı (subpektoral) (şekil): Burada implant sadece pektoralis kasının altına yerleştirilir, bunun yanında kasın bir kısmı serbestleştirilir. Böylelikle kapsül oluşumu azalırken bir önceki yöntemde belirtilen riskler ortadan kalkar. Bu teknikte protez kas altında kaldığından ve meme dokusu kolayca kıstırılabildiğinden mammagrafi takibi daha kolaydır. Ancak burada ve yukarıdaki teknikte protezin üzerinde bir kas olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Kastaki her kasılış alttaki protezin şeklini etkiler, bu da dışarıdan fark edilebilen deformitelere neden olabilir. Kas altı uygulamalar biraz daha ağrılı olabilir.

Kas Zarının Altı (subfasyal) (şekil): Bu teknikte implant kasın üstünde ancak kası çevreleyen zarın altında yer alır. Kapsül oluşumunda meme dokusu ile implantın temas etmesi uzun süreden beri suçlanmaktaydı. Protezin kas altına yerleştirilmesinin nedenlerinden biri de budur. Subfasyal teknikle kas altına koymanın avantajları yaşanırken, dezavantajlarından kaçıldığı savunulmaktadır. Nispeten yeni olan bu tekniğin henüz uzun dönem takipleri yoktur.

Meme Dokusu Altı (subglandular) (şekil): Bu teknikte implant kas üstüne yerleştirildiğinden kasın deforme edici etkisi görülmez. Yine aynı nedenden ötürü kapsül oluşumu daha fazla görülür. Bu teknikte iyileşme daha hızlı olur, ağrı daha az olur. Bu lokalizasyonda meme dokusunun kalınlığı çok önemlidir. İki santimetreden daha az bir doku kalınlığı olan durumlarda konulan protezin dışarıdan fark edilmesi riski artar.

Dual-Plane (şekil): Bu teknik kas altı ile meme dokusu altı tekniklerinin bir karışımıdır. Memenin üst tarafındaki dolguluğu daha iyi verdiğinden ve her iki tekniğin avantajlarını içerdiğinden sıklıkla uyguladığım bir tekniktir.