İyileşmeyen Yaralar Nelerdir?

Diyabetik Ayak

Diyabet vücutta insülin eksikliği ve dokularda insüline karşı dirençle ortaya çıkan metabolik bir hastalıktır. Hastalık pek çok soruna neden olsa da en bilinen yönü yüksek kan şekeri seviyesidir. Yüksek kan şekeri damar duvarlarında ve sinirlerde sorunlara neden olur. Ayrıca vücudun bağışıklık sistemi de farklı derecelerde etkilenir.

Tüm bu sorunlar bir araya geldiğinde karşımıza his kaybı olan, dolaşımı sorunlu, enfeksiyonlara direnci düşmüş bir ayak çıkar ki biz bunu “diyabetik ayak” olarak isimlendiririz. Elbette bu koşullarda herhangi bir nedenden oluşan yaralar çok geç iyileşecektir. Dikkat edilmesi gerekli husus diyabetin bizzat kendisinin yara oluşumuna neden olmadığıdır. Yani iyi bakım ve dikkat ile şeker hastalarının ayakları sağlıklı kalabilir. Ancak bir kez yara oluşursa, en kısa zamanda mümkünse konunun uzmanına başvurmak gereklidir.

Dolaşım Bozuklukları

Arteriyel yetmezlik:Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve sigara özellikle atardamarlarda daralma ve tıkanmalara neden olur. Bunun sonucununda felç ve enfarktüsler görülür. Bu kadar trajik sonuçları olmasa da aynı mekanizma bacak ve özellikle ayaklarda yaralara neden olur.

Venöz yetmezlik: Arteriyel yetmezlikler damar çaplarının daralması ve tıkanması sonucu görülürken toplardamarlarda sorun sıklıkla damarların içindeki kapakların yetersizliği şeklindedir. Bacaklardaki toplardamarlarda kan kalbe doğru bu kapakçıkların yardımı ile hareket eder, yetmezlikle beraber kan ilk önce damarların içinde göllenir, daha sonra çevre dokularda ödem oluşmaya başlar ve gitgide yaralar oluşur.

Bası Yaraları

Daha çok “yatak yarası” olarak bilinen bu hastalık, vücudun en fazla basınca maruz kalan kısımlarında yara oluşması ile tanımlanır. Sıklıkla yatağa bağımlı hastalarda oluşsa da uzun süreli basınç olan her bölgede, örneğin tekerlekli sandalyeye bağlı kişilerde oturma kemikleri üzerinde, bu yaralar gelişebilir.

Dokuların yaşaması o bölgede kılcal damar ağındaki kan dolaşımına bağlıdır. Bu yataktaki kan basıncı yaklaşık 20 mm civa basıncına eşittir. Bu değerin üstünde dışarıdan uygulanan her basınç o bölgedeki dolaşımı yavaşlatır ya da durdurur. İnsan yatar ya da oturur haldeyken temas eden kemik çıkıntıların üzerinde 70 mm civaya kadar basınç oluşur yani kılcal damar ağındaki dolaşım engellenir.

Sağlıklı bireyde bu bir sorun oluşturmaz çünkü fark etmeden sık sık pozisyon değiştiririz. Ancak bu rahatsızlığı hissetmeyen (belden aşağısı felçli hastalarda olduğu gibi) yada hareket edemeyen (yatağa bağlı hastalar) kişilerde zamanla bu alanda doku ölümleri ve yaralar oluşmaya başlar.